Tem 04

Bütünleşik web, mesajlaşma ve veri koruma çözümlerinde önemli bir yere sahip olan Websense, Türkiye’deki eğitimleri için Bilge Adam ile el sıkıştı.
 

 

Ülkemizde ilk  gerçekleşen Websense eğitimleri, Haziran 2008 tarihinde Web Security Suite eğitimleri ile Bilge Adam Kurumsal Fulya Şubesi‘de hayata geçti. Web üzerinden gelebilecek spyware, zararlı kod, phishing gibi saldırılar ve keyloggerlara karşı koruma sağlayan, ayrıca şirketin web sitelerini ve web sunucularını koruyan kapsamlı bir çözüm olan Web Security Suite ile başlayan Websense eğitimleri, dünyada çok tercih edilen bir eğitim olan Email Security eğitimleri ile devam edecek. Websense eğitimlerinin tamamı, Websense Sertifikalı eğitmenler (Websense Certified Instructors) tarafından verilecek.

Eğitim Süresi: 2 Gün

İki gün süren eğitimlerde katılımcılar, ürün tanıtımından başlayarak, ürünün kurulması, Websense Server yapılandırması, kullanıcı tanımlaması, raporlama, filtreleme, sorun çözme ve ürün yönetimine kadar tüm aşamaları iki bölümden oluşan kapsamlı bir içerikle öğreniyor.
 

written by mKTemel \\ tags: , , , , , ,

Haz 11

SüperTeklif Facebook ile kazandıramaya devam ediyor

Uyuyan taraftar istemiyoruz

Takımın için en fazla taraftarı topla, takımının 2008-2009 kombine biletine sahip ol!

Facebook’ta arkadaşlarını SüperTeklif’e davet et, hem takımının namı yürüsün hem de 2008 yılı için kombine bilet kazan!

SüperTeklif’in sıkı taraftarlara özel düzenlediği bu kampanya Facebook’ta hayat buluyor. "Uyuyan taraftar istemiyoruz" Facebook uygulaması ile taraftarlar tuttukları takımları yarıştıracak. Uygulamaya katılan her bir kişi tuttuğu takıma 1 oy daha kazandırmış olacak. Her ay, sıralamada ilk sırada yer alan takım için en çok üye getiren taraftar takımının 2008-2009 kombine biletine sahip olacak.
 

"Uyuyan taraftar istemiyoruz" uygulamasına ulaşmak için tıklayın!

 

Hediye dediğin böyle olur

Hayalindeki hediyeyi seç, seçtir, hayalin gerçek olsun.

Facebook’ta arkadaşlarını SüperTeklif’e davet et, hayallerin hayal olmaktan kurtulsun!

SüperTeklif’in hayallerine sahip çıkanlar için düzenlediği bu kampanyaya yine Facebook üzerinden katılabilirsiniz. "Hediye dediğin böyle olur" Facebook uygulaması ile hayal avcıları onlarca hediye arasından kendi hayalindeki hediyeyi seçecek ve arkadaşlarını da hediye oylamasına davet edecek. Her ay, arkadaşlarını davet ederek uygulamaya katılımı en fazla sağlamış olan kişi kendi seçmiş olduğu hediyenin sahibi olacak.

Üstelik üyeler uygulama üzerinden getirilen üyelerden de yine 50 Puan kazanabilecekler.

İşte hediyeler:

  • Pırlanta yüzük
  • Yurtdışı tatili
  • Yurtiçi tatili
  • Muzaffer Kuşhan’dan diyet programı
  • Spor salonuna 1 yıllık üyelik
  • Alışveriş çeki

"Hediye dediğin böyle olur" uygulamasına ulaşmak için tıklayın!
 

written by mKTemel \\ tags: , , , , , , , ,

Haz 06

Çocukların pornografik görüntülerini çekerek, internet ortamında yayınladıkları gerekçesiyle yargılanan 6 kişiye 2 yıl çeşitli hapis cezası verildi.

Polisin, bir ihbar üzerine 2006 yılında düzenlediği "Sanal Tuzak-1" adlı operasyon kapsamında 1’i ABD uyruklu 7 kişi hakkında açılan dava  karara karara bağlandı.

Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanık C.K. ile sanık avukatları katıldı.Esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Hasan Aykaç, ABD uyruklu sanık R.J.M. Jr’nin davanın açılmasından bu yana ifadesinin alınamadığı ve kendisine ulaşılamadığının gözetilerek, bu sanık hakkındaki kamu davasının tefrik edilmesini istedi.

Polisin operasyonu sonucunda M.M.Y, F.D, E.T, E.C, C.K. ve M.P’nin "küçük yaşta çocuklara ait cinsel içerikli görüntüleri bilgisayarlarında toplayarak, gönderdiklerinin belirlendiğini" anlatan Savcı Aykaç, sanıkların müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılmasına ilişkin Türk Ceza Kanununun (TCK) 226/3. maddesi uyarınca 2’şer yıldan 5’er yıla kadar hapis ve 5’er bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.

Savcının esas hakkındaki görüşü üzerine sanık C.K, "eyleminin suç olduğunu bilmediğini" söyledi. Pişman olduğunu ifade eden C.K, "Beni en çok üzen, polisin takip aşamasında bizi suça teşvik etmesi. Onlar zamanında yakalasaydı, suça teşvik edilmemiş olurduk" dedi. Sanık avukatları da savcının görüşüne katılmadıklarını bildirdiler. Avukatlar, suçsuz olduklarını ileri sürdükleri müvekkillerinin beraatlarını istediler.

Yargıç Ali Altınkaya, sanıklardan C.K. ve E.T’nin 3 yıl 4’er ay hapis ile 5’er bin YTL adli para cezasına; M.M.Y, F.D, M.P. ve E.C’nin ise 2 yıl 6’şar ay hapis ile 3’er bin YTL adli para cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Altınkaya, sanıklar hakkında TCK’nın takdiri indirime ilişkin maddesinin uygulandığını da bildirdi.

 

 

written by mKTemel \\ tags: , , , , , , ,

Haz 06

Yapılan bir araştırmaya göre, "en tehlikeli" alan adlarının (domain) Hong Kong, en güvenilir alan adlarının ise Finlandiya kaynaklı olduğu belirlendi. Türkiye ise 40. sırada yer alıyor.

Dünyanın önde gelen güvenlik firmalarından McAfee tarafından yapılan araştırmaya göre, internette "surf" yapmak isteyenler için Hong Kong’a ait ve ".hk" ile biten siteler "en tehlikelisi" olarak belirlendi.

Araştırmaya göre ".hk" ile biten tüm sitelerin yüzde 19,15’i "kullanıcılar için risk faktörü" taşıyor. Çin’e ait ".cn" ile biten
sitelerin ise yüzde 11,76’sı kullanıcıların kişisel bilgilerine ya da bilgisayarlarına zarar verebilecek nitelikte. Çin’i yüzde 7,72 ile Filipinler takip ediyor.

Finlandiya’nın ".fi" ile biten siteleri yüzde 0,05 ile "en güvenli" alan olurken onu yüzde 0,13 oran ile ".jp" ile biten Japonya’ya ait siteler takip ediyor. Japonya’nın ardından 0,15 oranla Norveç geliyor.

TÜRKİYE KAYNAKLI SİTELER

Araştırmaya göre Türkiye, yüzde 0,80 oranla 40. sırada yer alıyor. Bir başka anlatımla ".tr" uzantılı her bin siteden 8’i "kullanıcılar için risk" taşıyor.

Türkiye, McAfee’nin geçtiğimiz yıl yayımladığı raporda 0,54 oran ile 50. sırada yer alıyordu. Rapora göre, kullanıcı ve bilgisayarlar için "zararlı" içeriğe sahip site sayısı yaklaşık iki kat artış gösterdi.

McAfee, geliştirdiği "SiteAdvisor" teknolojisi ile 265 ülkeden çeşitli uzantılara sahip yaklaşık 10 milyon adet yoğun trafiğe sahip siteyi inceliyor. İncelemede sitelerin "adware", "spyware", "virüs", "spam", "pop-ups" (otomatik açılan sayfalar), tarayıcı hatalarını kullanma ya da diğer tehlikeli olarak nitelendirilen sitelere yönlendirilmesini derecelendiriliyor.

McAfee’nin araştırmasına göre geçtiğimiz yıl cep telefonu melodisi, ekran koruyucu gibi ücretsiz yazılım veren sitelerin büyük bölümünde, yazılımların içerisine gizlenmiş çeşitli "trojan atları" ve virüsler tespit edildi.

 

Kaynak:AA

written by mKTemel \\ tags: , , , , , , , , , , , , ,

Haz 02

İnternetin reytingini ölçen Alexa.com, yaptığı son değişiklikten sonra bazı kötü niyetli kullanıcıların hileleri nedeniyle, karışmış durumdaki istatistikleri çözmekle meşgul.

 

Alexa Toolbar‘ı yükleyen bilgisayar kullanıcıları üzerinden web siteleri hakkında rapor tutarak, popülerlik listesi tutan site, site sahiplerinin ve meraklıların sık uğradığı bir adres haline geldi. Geçtiğimiz ay, sisteminde değişiklik yaptığını ve sadece Toolbar (Araç Çubuğu) üzerinden değil, çok daha farklı kaynaklardan da istatistikler topladığını belirten Alexa.com‘un yeni sistemi, kötü niyetli web sitesi sahiplerinin hileleri nedeniyle zor durumda.

Alexa’da Açık mı Var?

Site yetkililerinin, açık açık söylenmese de bu karışıklığı gidermek için yoğun bir şekilde çabaladığı söyleniyor. Hemen hemen her gün güncellenen istatistiklerin, 10 günden fazla bir zamandır güncellenmemesi de bu görüşleri güçlendiriyor.
 

written by mKTemel \\ tags: , , , ,

May 30

Geçtiğimiz yıllarda özellikle taşınabilir bilgisayarlarda parmak izi korumasıyla ilgili büyük gelişmeler yaşandı.

Öyle ki birçok model parmak izi okuyucusuyla satılır oldu. Bu sayede dilerseniz Windows’unuzda oturumunuzu parmak izinizle açabiliyorsunuz. Hatta verilerinizi parmak izinizden oluşturacağınız bir algoritmayla şifrelemeniz de mümkün. Fakat bu kadar güvenlik yetmemiş olacak ki, yazılım uzmanları bir başka güvenlik önlemi daha geliştirmiş; yüz tanıma. Bu size oldukça tanıdık gelebilir, çünkü hemen her bilim kurgu filminde bu teknolojiyi görmek mümkün. Ancak gerçek hayata baktığımızda yüz tanıma teknolojisinin son kullanıcıyla yeni yeni buluşmaya başladığını görüyoruz. Yakın zamanda büyük bir ihtimalle akıllı evlerden, taşınabilir bilgisayarlara kadar, üzerinde kamera bulunan tüm cihazlara bu özellik eklenecek gibi görünüyor. Ürünün son kullanıcıya ulaştığını söylediğimize göre bu teknolojinin fiyatı da abartılı olamaz öyle değil mi? Yaklaşık 500 YTL gibi bir fiyattan yurt dışında satışına başlayan cihazlar yakında ülkemizde de görücüye çıkacaktır. Uzun lafın kısası filmlerde gördüğümüz teknolojiler bir bir gerçek hayata geçiş yapıyor. Umarım sırada yapay zekaya sahip işletim sistemleri vardır.

Dünya değişiyor; Microsoft da öyle!

 

Bildiğiniz gibi dünyada genel bir açık kaynak akımı var. Bunun başını Güney Amerika ve Avrupa ülkeleri çekiyor. Üstelik Bazı Afrika ülkeleri ve Asya’nın çoğunluk ülkeleri de destek vermekten geri durmuyor. Bu durumdan en çok rahatsız olan da Microsoft gibi geliyordu bana. Aslında şirketin özellikle Windows tarafındaki tutumu da bu görüşümü destekliyordu. Ancak dediğim gibi dünya değişiyor ve Microsoft da buna ayak uydurmaya çalışıyor. Üstelik işe en büyük rakipleri Linux ve OpenOffice tarafından başlıyor. Geçtiğimiz ay yine bu sayfalardan OOXML adlı, Microsoft’a ait açık kaynak kodlu ofis formatından bahsetmiştim. Hatta OpenOffice ile adını duyuran ve açık kaynak ofis formatı standartı olarak kabul gören 0DF varken ne gerek var diye sormuştum. Ancak Microsoft şimdi başka bir açık kaynak projeyle karşımızda; Singularity. Singularity, C# dili kullanılarak günümüzün popüler geliştirme platformlarından birisi olan .NET üzerinde geliştirilen açık kaynak kodlu bir "işletim sistemi" projesi. Bu projenin beni oldukça şaşırttığını söylemek istiyorum. Çünkü yıllardır kapalı kodu savunan bir yazılım devinin bir anda böylesi bir değişim göstermesi gerçekten çok büyük bir hamle. Üstelik çok da sevindirici. Yalnız hemen belirteyim, bu yeni işletim sistemiyle Windows’un (ve türevlerinin) uzaktan yakından ilgisi yok. Singularity, her şeyiyle sıfırdan yazılan ve şimdilik bellek kullanımı tarafındaki başarılı mantığıyla öne çıkan bambaşka bir işletim sistemi.

 

Şu sıralar içerisinde benim de bulunduğum binlerce kişi tarafından kaynak kodları ve geliştirme SDK’sı indiriliyor. Yani bu proje hayal değil! Dört yıllık bir geliştirilme geçmişine sahip olan Singularity, şimdi ona el atacak olan yüzlerce hatta belki de binlerce geliştirici sayesinde kısa bir zaman sonra son kullanıcının kullanabileceği kıvama gelecektir diye düşünüyorum. Yalnız şunu da belirtmek isterim ki, Microsoft’un uyguladığı lisans birazcık farklı; yani tam olarak bildiğimiz GPL değil, özgür yazılım hiç değil. Kodları görebilir, SDK’yı kullanabilir, Singularity’yi dilediğiniz gibi geliştirebilirsiniz ama satamaz ya da ticari anlam taşıyan işlerde kullanamazsınız. Fakat bu bile lisanslar tarafında Microsoft’un yakın gelecekteki yol haritasını kafamızda canlandırmamıza yetiyor. Projeye ulaşmak, kodları ve SDK’yı indirmek için www.codeplex.com/singularity adresini kullanabilirsiniz.

 

Yaklaşık 60 MB boyutunda bir ZIP dosyası olarak dağıtılan SDK paketi içerisinde bu yeni sistemi nasıl kurup yapılandıracağınız ve SDK’yı nasıl kullanacağınız hakkında detaylı bilgiler içeren PDF’ler bulunuyor. Bu aşamada bir ipucu vereyim, Singularity henüz gerçek bir sisteme kurulamıyor (yani bu paketteki sistem) o nedenle sanal bir PC oluşturmanız gerekecek. Zaten paketle gelen kılavuzlarda Windows XP ve Windows Vista için her türlü kurulum yönergesi bulunuyor.

 

Bu yeni işletim sisteminin bellek kullanma tarafında öne çıktığını söylemiştim. Bunu yaparken belleği her yazılım için yalıtılmış bölümlere ayırıyor. Yani her bir yazılım, bellekte kendisi için ayrılmış sınırlar içerisinde çalışarak sistemin genel performansını etkileyemiyor. Bu sayede bu işletim sistemi üzerine bir yazılım kurup, "bu yazılım sistemimi çok yavaşlatıyor" benzeri cümleler kuramayacağız. Tabii bunu henüz görüp, denemedim. Geliştiricilerin iddiası bu yönde ve sizlerle paylaşmak istedim. Umarız bu yazılım devinden daha çok açık kaynak proje görürüz.

Kaynak: Pcnet.com

written by mKTemel \\ tags: , , , , , , , ,

May 29

Mehmet Germiyanlıgil, Fatih Aksoy, Alinur Velidedeoğlu ve Emre Ergani’nin kurucusu olduğu altivi şirketinin 35 çalışanı çete suçlamasıyla gözaltına alındı..

Türkiye’nin internet üzerinden kapalı zarfla ihale yöntemiyle satış yapan ilk sanal sitesi olarak geçtiğimiz yıl kurulan ve kurucuları arasında sosyetenin tanınmış simalarından işadamı Mehmet Germiyanlıgil, reklamcı Alinur Velidedeoğlu, işletmeci Emre Ergani ile yapımcı Fatih Aksoy’un bulunduğu altivi.com şirketine dün sabah saatlerinde İstanbul Bilişim Suçlarla Mücadele ekiplerince baskın düzenlendi. Sabah Gazetesi’nin haberine göre, üç aydır yakın takibe alınan merkezi Beşiktaş’ta bulunan şirketin, ihaleye çıkardığı ürünlere kurduğu şebekeyle en yüksek fiyatı verdirip, ürünü tekrar şirkette bıraktırdığı ve bu yolla ihale katılımcılarından topladığı ihale katılım ücretleriyle 2 yıl gibi bir süre içerisinde milyonlarca liralık vurgun gerçekleştirdiği iddia edildi. Operasyonda şirketin genel müdürü ve finans müdürünün de aralarında bulunduğu 35 şirket personelinin gözaltına alındığı öğrenildi. Şebekenin ihale dolandırıcılığı olayını şöyle gerçekleştirdiği tespit edildi:

ÇARK NASIL İŞLİYOR?

İnternet üzerinden özel ihale sistemiyle satış yapan www.altivi.com adresindeki internet sitesi arabadan beyaz eşyaya çeşitli ürünleri, piyasa fiyatının yüzde 70′i kadar ucuza satışa çıkarıyor. altivi’den alışveriş yapmak isteyen bir kullanıcı, farklı kategoriler arasından istediği ürünü seçip, o ürün için sitenin belirlediği ve piyasa değerinden en az yüzde 70 düşük olan tavan fiyatının altında kalarak bir teklif veriyor. Her ürün için sitede belirtilmekte olan ulaşılması gereken bir katılımcı sayısı var. O sayıya ulaşıldığında en yüksek ‘benzersiz’ teklifi veren kişi, ürünü belirttiği fiyata almaya hakkı kazanıyor. Örneğin piyasa değeri 46 bin 960 YTL olan Mini Cooper marka otomobil, sitede yüzde 70 ucuza, 14 bin YTL tavan fiyatla artırmaya çıkıyor. Açık artırmaya katılmak isteyenler 20′şer YTL katılım ücreti ödeyip, 14 bin YTL’yi aşmayacak tek bir teklifte bulunuyor. Kişi sayısı 3 bin 100′ü bulunca teklifler açılıyor. Bu sistemde önemli olan kimsenin teklif etmediği en yüksek rakamı tutturmak gibi gözükse de en yüksek rakamı veren katılımcının teklifinin aynısı şebeke üyesi tarafından veriliyor ve rakamı birden fazla kişinin teklif etmesi nedeniyle, bir alttaki tek ve benzersiz en yüksek fiyatı veren kişi ürünü satın alıyor. Bu şahıs da şebekenin elemanı oluyor. Böyle bir ihalede ihaleye katılan ve elenenlerin parası şirketin kazancı olurken, örneğin 3 bin 100 kişiden 20′şer YTL toplandığı için Altivi, 62 bin YTL kazanmış oluyor.

FATİH AKSOY: "ŞİRKETLE HİÇ BİR İLGİM YOK"

Sitenin kurucuları arasında bulunan Fatih Aksoy, HABERTURK.COM’un operasyona ilişkin sorularını yanıtladı. Kendisinin sadece kurucu ortak olduğunu ancak daha sonra ortaklıktan ayrıldığını anlatan Aksoy, konu ile hiç bir ilişkisinin bulunmadığını söyledi. Şirketi uzun süredir Mehmet Germiyanlıgil’in tek başına yönettiği bilgisini de veren Aksoy, şunları söyledi: "Alinur Velidedeoğlu, Emre Ergani ve benim Altivi.com ile ile hiç bir ilişkimiz bulunmuyor. Kurucu olduğumuz için ismimiz yazılmış. İsimlerimizi neden yazma gereği duydular bilmiyorum. Saçma olmuş. Ben burada zaten küçük ortaktım ve çok para kazanamayacğımı anlayınca da çekildim. Şirket ile ilgili bildiğim daha önce de buna benzer bir konunun gündeme geldiği. Ancak bu mahkeme sürecindeydi ve hatırladığım kadarı ile yasal bir suça rastlanmamıştı. Dünkü operasyondan haberim yok. Konuyu sizin telefonunuz ile öğrendim."

GERMİYANLIGİL’E ULAŞILAMIYOR
Bu arada  Mehmet Germiyanlıgil’e ise ulaşılamıyor. İstanbul Emniyeti Bilişim Suçları Daire Başkanlığı operasyonun dün gerçekleştiğini ve 35 kişinin gözaltında olduğunu doğruladı. Altivi.com’un Beşiktaş’ta bulunan merkezinde ise derin bir sessizlik hakim. Telefonlara yanıt veren bayan görevli, şirkette hiç bir yetkili bulunmadığını operasyondan ise haberinin olmadığını söyledi.
 

written by mKTemel \\ tags: , , , , , , , , , , , , ,

May 29

Suç ve terörün yeni geliştirilen ilginç bir yöntemle kontrol altına alınması planlanıyor.

İngiltere son derece ilginç olan bu sistemin tam olarak kurulabilmesini başarılabilirse, suçluların teknolojik aletler aracılığıyla her iletişime geçişi bir ipucu olarak hanelerine yazılacak. Hükümetin oluşturacağı bu sistemle kişilerin yaptığı tüm konuşmalar, internet başında geçiririlen zaman ve süre ve e-posta yazışmaları kayıt altına alınabilecek.

Bu yeni sistem İnternet servis sağlayıcıları ve telekom şirketleri aracılığıyla gerçekleşecek. Kişinin son 12 aya kadar yaptığı tüm işlemler kontrol altında tutulabilecek. Eğer mahkeme izin verirse de, tüm güvenlik birimleri bu çok kişisel bilgilere ulaşabilecek.

Öneri kabul edildiğinde İngiliz toplumu adeta ‘Biri Bizi gözetliyor’ modeli bir toplum yapısına bürünecek. Yani bir anlamda televizyonda yarışan o çok merak ettiğimiz hayatların başına gelen herkesin başına gelecek. İngiliz halkı her dakika gözetlenecek.

Projenin ikinci aşaması daha da geniş bir veritabanı oluşturmayı hedefliyor. Kimlik kartı numaralarını öğrenmeye kadar oldukça detaylı bilgiler bu veritabanında tutulabilecek. Hükümetin bu kadar veriyi nasıl saklayacağı gerçekten ilgi uyandırabilecek bir konu. İngiltere’de geçen yıl yapılan bir araştırmada günde 57 milyar yazılı mesaj, 3 milyar civarında da e-posta gönderildiği ortaya çıktı.

İstihbarat Komisyonu asistanı Jonathan Bamford, ‘Gerçekten bu kadar bilginin gerekliliği konusunda kararsızız. Acaba çok da gerekli değil mi? diye düşünmeden edemiyoruz. Çünkü ne kadar fazla sayıda veri toplayıp, depolarsak, bu dataların çalınma veya yok olma riski de o kadar fazla olacak’ diyor…

Tasarı 7 Temmuz saldırısı ardından gündeme geldi. Geçen ekim ayından bu yana da telekom şirketleri telefon görüşmelerinin ve yazılı mesajların kaydını alıyor. Bu olayın şimdi de internet ortamında uygulanması gündemde.

Getirilecek uygulama suçu ve terörü engelleme konusunda ne kadar başarılı olur bilemeyiz ama, insanların özel hayatının ‘Biri Bizi Gözetliyor!’ programına döneceği kaçınılmaz bir gerçek…

written by mKTemel \\ tags: , , , , ,

May 28

İnternet kullanıcılarının alışkanlıklarını araştıran bir rapor, web kullanıcılarının artık daha bencil ve acımasız olduğu gibi ilginç tespitleri ortaya koydu.

Birçok farklı bilgi içeren sayfada gezinti yapmak, eski cazibesini yitirmiş görünüyor. Jakob Nielsen‘in hazırladığı yıllık rapora göre, kullanıcılar online ortama girdiklerinde daha acımasız ve bencil davranmaya başlıyor. Web sitelerinde dolaşmak yerine artık çoğu kullanıcının ihtiyaçları olan siteye hızla girip, işlerini tamamlayıp çıkmayı tercih ettiğini belirten raporda, aynı kullanıcıların dikkatlerini çekip kendilerini sitede tutmak için yapılan tasarım ve uğraşları umursamadığı da gözleniyor.

Kullanıcılar Ekstra İçeriği Sevmiyor

1999 yılında %60 oranında olan sitelere sadece belirli bir işi halletmek için giren kullanıcıların sayısı, bu yıl %75′e ulaşmış durumda. Raporu yorumlayan Nielsen, buna sebep olarak tasarımların gelişmesine rağmen kullanıcıların etkileşimli içeriklere alışması ve artık eskiye nazaran ne yapmaları gerektiğinin daha fazla bilincinde olmalarını görüyor. Ayrıca sitelerin kullanıcı dostu olmak adına yaptıkları ekstra uygulama ve kolaylıklar da, rapora göre kullanıcılarda tam aksi yönde bir etki bırakıyor.

written by mKTemel \\ tags: , ,

May 23

VirSCAN.org sayesinde dosyalarınızı bir seferde pek çok antivirüs yazılımıyla taratabilirsiniz. .

VirSCAN.org, daha önceden adını duymuş olabileceğiniz VirusTotal ve Jotti benzeri bir mantıkla çalışıyor. Virüslü olmasından şüphelendiğiniz dosyayı siteye yüklüyorsunuz ve dosyanız 36 adet antivirüs tarafından kontrol edilip sonuçlar sunuluyor. Yakında bu üç hizmetin çeşitli yönlerden karşılaştırmasını yayınlayacağız.

Faydası Ne?

Tahmin edebileceğiniz gibi, hiçbir antivirüs bütün zararlı yazılımları tanıyabilme özelliğine sahip değildir. Bazı antivirüslerin tanıyıp diğerlerinin tanıyamadığı virüsler olabilir, işte bu gibi durumlarda VirSCAN.org devreye giriyor. Rar ve Zip biçimindeki sıkıştırılmış dosyalar da taranabiliyor. Taratabileceğiniz dosyalar için bazı sınırlar konulmuş, örneğin 10 MB’lık boyut sınırı ve sıkıştırılmış dosyanın 10′dan fazla dosya içerememesi gibi.

written by mKTemel \\ tags: , , , , , ,